Doğum sonrası mutsuzluk ya da depresyon 3

Doğum sonrası mutsuzluk ya da depresyon:

Hiç böyle hayal etmemiştik!
Doğum yaptınız ama kendinizi hayal ettiğiniz kadar mutlu hissedemiyor musunuz? Oysa doğum yapıp aylardır belki yıllardır beklediğiniz bebeğinize kavuştuktan sonra artık bulutların üzerinde yürümeyi, ayaklarınızın yerden kesilmesini hayal etmiştiniz.. Öyleyse bu sebepsiz mutsuzluk niye?

Siz “postpartum blues” denilen doğum sonu mutsuzluğu ya da belki de doğum sonu depresyonu yaşıyor olabilirsiniz. Postpartum mutsuzluk, mutsuzluk, gerginlik, konsantrasyon azalması, uyku hali, ağlamaya eğilim ve ara ara ağlama nöbetleri şeklinde hafif, sıklıkla hızlı ruh hali değişiklikleri şeklinde tanımlanır (ki bunlar, genelde hafif olarak gebelikte sıklıkla yaşadığımız duygulardır).

Doğum yapan kadınların yaklaşık %40 – %80’i, hafif duygudurum değişiklikleri yaşarlar. Semptomlar tipik olarak doğum sonrası onbeşinci günde en şiddetli haline ulaşır ve iki hafta içerisinde de geriler. Depresyon tanısı konabilmesi içinse, en az iki hafta süren depresif ruh hali veya ilgi / mutluluk kaybı ile birlikte başka belirtilerin de olması gerekir. Bu duruma neden olan faktörler arasında, doğum sonrası ani hormonal denge değişiklikleri majör rol oynar. Yüksek risk taşıyan kadınlar, daha önceden depresyon geçirmiş olanlar, gebelik süresince depresif semptomlar yaşayanlar, ailesinde depresyon hikayesi olanlar, daha önceden adet dönemlerinde ya da doğum kontrol hapı kullanımı ile duygudurum değişikliği yaşamış olanlar ve iş, aile ya da günlük yaşamında stresli ortamlarda bulunanlardır.

Doğum sonu mutsuzluk yaşayan hastaların destek alması ve istirahat etmesinin desteklenmesi, bu durumdan kolaylıkla kurtulabilmesine yardım eder. Hasta bakım ve destekle ve kendi kendine toparlanamazsa, depresyon aşamasına geçerse ilaç tedavisi de alması önerilebilir.

Postpartum depresyon

Postpartum depresyon ise, doğumdan sonraki 12 ay içerisinde ortaya çıkan depresyon tablosuna verilen isimdir. Yaklaşık olarak kadınların %10’unu etkileyen, “postpartum blues”tan daha şiddetli bir tablodur. Hastanın önceden bir depresyon hikayesinin olması (daha önceden geçirmiş olması) majör risk faktörüdür. Bu tablonun ortaya çıkmasında belirli bir hormonun rolü olduğu ispatlanamamıştır.

Postpartum depresyonun klinik bulguları, uyku, enerji seviyesi, iştah, kilo ve libido değişiklikleri şeklinde ortaya çıkabilir. Ancak bütün bunlar bir dereceye kadar doğum sonrası dönemde normalde de görebildiğimiz değişikliklerdir. Örneğin uykusuzluk doğum sonrası sık görülürken, bebeği uyuduğu halde annenin uyuyamaması depresyonun bulgusu olabilir. Ayrıca bunlara ek olarak, belirgin anksiyete, bazen panik ataklar, öfke, suçluluk duygusu, bebeğin bakımında yetersizlik hissi, bebeğe bağlanma sorunları da yaşanabilir.

 

Hayli olumsuz bir tablo olarak gördüğümüz doğum sonu depresyonu, maalesef anne bebek ilişkisini, bebeğin gelişimini, hatta annenin eşiyle olan ilişkisini oldukça olumsuz olarak etkileyebilir. Hatta annenin daha ileride majör depresyon geçirmesi için bir risk faktörü de oluşturur.

Bir yeni anne doğum sonrası kadın doğum doktoruna kontrole gittiğinde mutlaka duygu durumu ile ilgili de konuşmalı, hekimine bilgi vermelidir ki bu tablolardan biri varsa açığa çıkabilsin.

Doğum sonu depresyonu hafif ya da orta şiddette olan hastalar için ilk yaklaşım olarak psikososyal tedavi önerilir. Daha şiddetli hastalık durumunda, gerekirse ilaç tedavisi de bu yaklaşıma ek olarak uygulanabilir. Tedavi seçiminde temel nokta, annenin bebeğini emzirip emzirmemesidir. Emzirmeyen annelerde, doğum yapmamış depresyon hastaları ile aynı tedavi uygulanır. Emziren annelerde, süre geçme riskinden dolayı ilaç kullanımı titizlikle değerlendirilmelidir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Çözümü giriniz *

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.